Yeşil Büyüme

 Yeşil Büyüme, OECD tarafından çevresel etmenlerin ve doğal kaynakların insanların refahını ve esenliğini sağlamaya devam ettikleri, aynı zamanda ekonominin de bu hususları dikkate alarak geliştiği büyüme modeli olarak tanımlanmaktadır (OECD, 2011).

Küresel iklim değişikliği, nüfus artışı, doğal kaynakların azalması, artan çevre kirliliği gibi gelişmeler dünyanın geleceğini tehdit etmektedir. Ciddi boyutlara ulaşan bu tehditlerle başa çıkabilmek için ekonomilerin dönüşümü, pek çok ülke açısından sürdürülebilir büyüme için izlenmesi zorunlu bir yol haline gelmiştir. Yeşil büyüme bu dönüşümün hayata geçirilmesine yönelik bir büyüme modeli olarak ortaya çıkmıştır.

Geleneksel ekonomik büyüme teorileri, kıt kaynakları kullanarak insanların refahını arttırmak amacını güder. Bu teorilerde refah artışı Gayrisafi Yurtiçi Hasıla, Gayrisafi Milli Hasıladaki artışla ölçülmektedir. Ancak, özellikle sanayileşme ve kentleşmenin artmasıyla birlikte gündeme gelen kaynak yetersizliği ve çevre sorunları, bu iki göstergedeki artışın insan refahını temsil etmede yetersiz olduğunu ortaya koymuştur. Çevresel sorunların insan refahını ve ekonomik gelişmeyi etkilemesinin bir sonucu olarak ortaya çıkan yeşil büyüme modelinde, insan refahı ve ekonomik gelişme çevreye daha saygılı bir yapıya dayandırılmıştır (Karadaş, Işık, 269).

Sürdürülebilir büyümenin sağlanması ve yoksulluğun azaltılması çerçevesinde yeşil bir ekonomi oluşturmanın ön koşulu olarak yeşil büyüme kavramı, ülkeler düzeyinde ilk kez Mart 2005’te Güney Kore’nin başkenti Seul’de gerçekleştirilen 5. Çevre ve Kalkınma Bakanlar Konferansı’nda gündeme alınmıştır. Toplantı sonunda, yeşil büyümenin sürdürülebilir kalkınmaya ulaşmada bir yöntem olduğunu kabul eden bir deklarasyon yayımlanmıştır. Yeşil büyüme bu deklarasyonda şu şekilde tanımlanmıştır: “Giderek kötüleşen kaynak kısıtı ve iklim krizine rağmen yoksulluğu azaltmak için gerekli ekonomik büyümeyi ve istihdamı yaratmayı destekleyen büyüme stratejisi” (United Nations Economic and Social Commission for Asia and the Pacific).

Yeşil büyüme 2008 küresel ekonomik krizi sonrasında yaşanan ekonomik durgunluk ortamından bir çıkış yolu olarak yoğun ilgi görmüştür. Küresel ekonomik krize bir cevap olarak, Güney Kore “düşük karbonlu yeşil büyümeyi” ülkenin yeni kalkınma vizyonu olarak benimsemiş ve hemen sonrasında 2009 yılında Yeşil Büyüme Ulusal Stratejisini ve 5 Yıllık Yeşil Büyüme Planını açıklamıştır. Haziran 2009’da yapılan OECD Bakanlar Konseyi Toplantısı’nda “yeşil” ve “büyüme” kavramlarının yan yana var olabileceğine ilişkin bir deklarasyon kabul edilmiş ve OECD’den ekonomik, çevresel, teknolojik, finansal ve kalkınma yönlerini bütüncül bir çerçevede bir araya getiren bir yeşil büyüme stratejisi geliştirmesi talep edilmiştir. Bu tarihten sonra, OECD yeşil büyümenin temel destekleyicisi olmuş ve ülkelerin yeşil büyümeyi hayata geçirme çabalarına katkı vermiştir. OECD’nin yanı sıra Dünya Bankası ve Yeşil Büyüme Liderleri gibi diğer uluslararası örgütler, düşünce kuruluşları ve akademik kurumların bir bölümü de dikkatlerini bu kavram üzerine çevirmiştir (United Nations Sustainable Development Goals Knowledge Platform).

Gerek iklim değişikliği ve çevresel tehditlerle mücadele gerekse çevre koruma ve ekonomik büyüme arasındaki dengenin sağlanması açısından önemli bir araç olarak kabul edilen yeşil büyümenin; sürdürülebilir üretim uygulamaları, değişen tüketim alışkanlıkları, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kullanımı ile yeni iş imkânlarının yaratılması dolayısıyla istihdam ve gelir artışı sağlayacağı öngörülmektedir. Nitekim, UNCTAD’ın (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı) 2019 tarihli “Yeni Bir Küresel Yeşil Anlaşmayı Finanse Etmek” başlıklı Ticaret ve Kalkınma Raporu, küresel ekonomik sistemin yaşadığı istikrarsızlaşma, artan borç, belirsizlik, gelirin kutuplaşması ve artan işsizlik gibi sorunların çözümü için yeni teknolojilerle ilgili fırsatları değerlendirmeye; temiz enerji, ulaşım ve gıda sistemlerine büyük yatırımlar yapmaya ihtiyaç olduğuna dikkat çekmektedir (United Nations Conference on Trade and Development).

 
Kaynak:
Hacı Ahmet Karadaş, Hacı Bayram Işık, Türkiye’de Yeşil Büyüme: OECD Göstergeleri ile İstatiksel Bir Karşılaştırma, Fiscaoeconomia 2019, Vol.3 (1) 268-317.
OECD, Towards Green Growth, 2011.
United Nations Conference on Trade and Development (UNCTAD), Trade and Development Report: Financing a Global Green New Deal, 2019.
United Nations Economic and Social Commission for Asia and the Pacific
UNESCAP
United Nations Sustainable Development Goals Knowledge Platforma dayandırılmıştır.